Mavi » Mavi Haberleri » Ben nasıl iş bulurum

Ben nasıl iş bulurum

Ben nasıl iş bulurum

Masa başı değil sandık başı

KALİTE, MALİTE

FİKASYON, MİKASYON

Başlıktan bir mana çıkarmaya çalışmayın; tamamen ‘manasız’, anlamsız bir giriş yaptım. Konunun içeriği böyle bir başlık gerektiriyordu. Yazıyı okuyunca bana hak vereceksiniz.

Konu; üniversite mezunlarının iş bulup/bulamadıkları, kaliteli olup/olmadıkları üzerine kurulu. Konunun çıkış noktası da, üniversite mezunlarının, ‘niçin iş bulamadıklarına’ ilişkin soru sormalarıydı.

Bu soruya ilk cevap, ‘ Masa başı iş istiyorlar’ türünde oldu.

Sonra, “her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok” şekline dönüştü.

Daha sonra da,  “İşsizlikte iyi bir noktaya geldik, kalite ve kalifikasyon noktasında kendini ispatlayan genç iş bulur” denildi.

 (Kalifikasyon kelimesini zor telaffuz ettiğim için google bakmak zorunda kaldım. -Zaten ‘kalifikasyon’ yazdığınızda da bilgisayar hatalı sözcük diye altını çiziyor- Meğer Fransızca bir sözcükmüş. Yeri geldiğinde Fransızlara giydiriyoruz ama sözcüklerini kullanmaktan da kaçınmıyoruz)

Herkes bilir; bizde ‘kalitesiz öğrenciler’ için ‘Hay seni okutan hocanın’ derler. O zaman bizim de üniversite öğrencilerinin ‘hocalarına/rektörlerine’ bakmamız farz oldu. Daha önce de rektörlere ilişkin birçok yazım oldu, basında da sıkça yer aldı; lakin bu konuya yerleştirmek çok daha önemli.

Sabahattin Zaim Üniversitesi rektör yardımcısı profesör, “ben bu ülkede cahil, okumamış, tahsilsiz kesimin ferasetine güveniyorum, ülkeyi ayakta tutacak olanlar, okumamış, cahil halktır” dedi.

Dumlupınar Üniversitesi doçenti, evini dergaha çevirdi, çarşaflı eşini peygamber ilan etti, çarşafın üstüne kafasına taç takıp, çıplak ayaklarını öptüren bu arkadaşın “gökyüzünde nikahımız kıyıldı” diyerek, gözüne kestirdiği müritleriyle yattığı anlaşıldı.

Selçuk Üniversitesi profesörü, dekolte giyen kadınların tecavüzü göze alması gerektiğini söyledi, “kadının evden çıkması caiz değildir, parfüm haramdır, kadının topuklu ayakkabı giymesi ayete aykırıdır, saç boyama caiz değildir, kadının fazla laf etmeden arada sırada konuşmasında sakınca yoktur” dedi.

Hacettepe Üniversitesi profesörü, trenlere mescit yapılmasını istedi, Devlet Demiryolları inceledi, virajlarda kıble denk getirilemeyeceği için yapılamadı.

İsmini Abdülhamid olarak değiştirilen GATA'nın profesörü, şizofreni hastalığının cin çarpması yüzünden meydana geldiğini izah etti. İnsan beynine yerleşen cinlerin şizofreniye sebep olduğunu, tedavi için dini şifacılarla üfürükçülerin faydalı olabileceğini söyledi.

Gençlerimizi ‘okutan’,  böylesine ‘kaliteli’ rektörlerimizin, hocalarımızın örneklerini çoğaltmak mümkün. Bizim gençlerimiz, üniversite öğrencilerimiz bu hocalara rağmen okudular.

Bir sonraki yazımda da, madalyonun diğer yüzünü; üniversite mezunlarımız varken, siyaseten iş’e yerleştirilen ‘kalitesizleri’ yazacağım.

Atilla Gösöterişli